Duygular - Güven

Her insanın birbirine karşılıksız güven duyduğu bir dünya olsaydı güzel olmaz mıydı?

Bu dünya öyle bir dünya olsaydı ki; güvenler karşılıksız çıkınca herkes eyvallah çekip yoluna baksaydı ve yine, tekrar, yeniden güven duysaydı.

Beynimin bolca ve boşa çalıştığı gençlik zamanlarımda, eğer biri sokakta yürürken bana bıçak çekse ona karşılık vermem diye düşünürdüm. Çünkü birinin beni bıçaklayabiliyor olması fikri, bıçaklanmaktan daha kötüdür.

Gençken sürekli yürüdüğüm için, bir gün yine rastgele yürüyordum. Yürüdüğüm yerde bir kenara çekildim, öylesine duruyorum. Sivil polis geldi, “burada neden duruyorsun” dedi. Ben de “neden durmayayım” dedim. “Okulun etrafında uyuşturucu satıcıları oluyor, o yüzden soruyoruz” dedi. Beni tanımadığı halde bana güvenmediği için sinirlenmiştim. Benim çocuklara uyuşturucu satan biri olabildiğimi varsaymıştı. Halbuki beni tanımasa da bana güvenmeliydi. Zira ben insanlara böyle davranıyordum.

Bu anlattıklarım size garip gelebilir ama hayatımın bir dönemi ciddi manada karşılıksız güven üzerine yaşıyordum. Şimdi bunları yazarken bunları anımsıyorum.

Bir zamanlar insanlığın hakkını savunmaya kafamı öylesine takmıştım ki, dolmuşta para üstünü almayı unutanlara bunu hatırlatıyordum zira çekindiğinden dolayı para üstünü istemiyor ve dolmuşçu da üzerine yatıyor olabilirdi. Her ne şekilde olursa olsun, kimsenin kimseye hakkı geçmemeliydi.

Peki vakti zamanında güven konusunda bu kadar kafayı kırmış biriyken, insanların bana davranışı ne oldu? İnsanlar bana çok mu güvendi?

İşin acı yani şu ki; büyük ihtimal kendimi anlatamadığımdan, en yakınlarım dahil olmak üzere, doğru düzgün kimsede güven telkin edemedim.

“En Güzel Yıllar” yazımda, geçmişe dönme isteğimin neden olmadığını açıklamıştım. Eğer geçmişte sabit bir anda kalabiliyor olsaydım, gündüz düşlerinde namuslu serserilik yaptığım o anlarda sabitlenmek isterdim. Böyle bir dünyanın mümkün olmadığını o zamanlar da biliyordum belki ama henüz kabullenmemiştim çünkü hayatın gerçeklerinden izole yaşıyordum. Kafamı çok taşlara vurdum fakat hala tüm iyi niyetimi kaybetmiş değilim. Kaybetmeye de niyetim yok. Gün gelir düzlüğe çıkarsam, belki o düşleri kendi izole dünyamda gerçeğe dönüştürürüm.

Written on April 10, 2022